Tags

, , ,

Londra’nın en çok sevdiğim ve doyamadığım yönlerinden birisi de her zaman dediğim gibi tüm dünya mutfağının elinin altında ve uygun fiyatta olması. Hatta sterlin ile hesap ödememize rağman uygun fiyatlı diyorum zira birkaç ay önce İstanbul’a gittiğimde fiyatların ne kadar uçtuğunu bizzat gördüm. Londra ile yarışır seviyedeydi.

Hal böyle olunca Londra’ya taşındıktan sonra bu erişilebilir dünya mutfağının tadını çıkarmamak olmazdı. Çin, Japon, Vietnam, Hint, Kore, etc. hepsi birbirinden güzel ve şimdiden farklı mutfaklardan en az bir iki restaurant favori listemize girdi bile. Arkadaşlarımız geldiğinde ya da kendimizi şımartmak istediğimizde gidebileceğimiz birkaç favori restaurant.

Tayyabs favori Hint restaurantlarımın başında gelir. Bölgede birkaç farklı restaurant daha denememize rağmen Tayyabs’da ailecek hemfikir olduk. Sebebi çok süper servis, çok ucuz fiyatlar diyeceğimi sanıyorsanız hiçbiri. Hatta tam tersi, alttan almanız gereken garsonlar ve ortalama fiyatlar. Kendinizi aile kebap salonunda hissedebilirsiniz. Kalabalık, çılgınca yemek yiyen insanlar. Benim sevdiğim yanı, hem yemekler çok lezzetli hem de şöyle kebap solunda kendinizi bırakırsınız, elle ete girişirsiniz ya öyle rahat bir ortam ve evet süper baharatlı, enfes tabaklar. Hatta tatlı menüsünü de denemenizi tavsiye ederim. Çok enteresan tatlar olduğu kesin.

En güzel yanlarında birisi de birçok restaurantta olduğu gibi burada da kendi içkini dışarıdan alıp restaurantta içebiliyorsun. BYOB (bring your own  booze) restaurantlar alkol lisansları olmadığı için içeceğinizi getirmenize izin veriyorlar. Böylece restaurantta bir bardağa ödeyeceğin fiyatla bir şişe güzel bir şarap alabiliyorsun. Hatta Tesco 5-6 dakika yürüme mesafesinde olması büyük avantaj.

En sevdiğim yemeğe gelince; Karahi Gosht – kuzu etinden yapılmış güzel baharatlı, soslu tabak ya da bunun tavuklusu, birbirinden lezzetli naan dedikleri ekmekleri, özellikle sarımsaklısı, vejeteryanlarda chana masala dedikleri baharatlı nohut, tatlılardan Gulab jamun, kemalpaşamsı bir tatlı, kheer sütlaçımsı pirinçli puding. Bunun yanısıra güzel kebapları da mevcut ama ben daha tencere yemeğimsi tarzı yemekleri tercih ediyorum.

3 kişi tıka-basa doyarak restauranttan çıkabiliyorsunuz. Bu fiyata mesela aldığınız bir şişe şarap da dahil.  İstanbul’da dışarı çıkanların fiyatın ne kadar makul olduğunu anladığını düşünüyorum. Bizim durumumuzda Whitechapel’de, Doğu Londra’nın (East End) kalbinde dostlarınızla güzel yiyip içiyor, hoş sohbetler yapıyorsunuz.

Kısacası ne demiş yazar; Londra’dan yorulan hayattan yorulmuştur.

İlgilenenlere; Tayyabs

Advertisements